AİLE HAFTASI BASIN AÇIKLAMASI

Filistinli Ailelerin Huzur Bulacağı Bir Dünyanın Özlemiyle

Aile; insanlık tarihi boyunca var olan, toplum ve birey yaşamını şekillendiren ve değişmeler karşısında sürekliliğini koruyan bir kurumdur. Aile hayatı; bugüne kadar kurulmuş olan bütün medeniyetlerde, bütün devletlerde ve bütün inançlarda yer alan, toplumsal birlik ve bütünlüğü sağlayan evrensel bir yapıdır.

Sağlıklı bir aile ortamı bebeklikten yetişkinliğe kadarki süreçte çocukların bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimini etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Bireylere güç veren, zor günlerde ayakta durmasını sağlayan öncelikli unsur aile üyelerinin arasındaki sevgi ve saygıdır. Mutluluğun yolunu açan, çatışma ve gerilimleri azaltan sevgi ile güven ve motivasyon sağlayan saygı duygusunun öğrenildiği ilk yer ailedir. İnsan yaşamını etkileyen değerlerin kazanıldığı, toplumsal uyumun kazanıldığı ilk ortam aile kurumudur.

Günümüz yaşama ve düşünme alışkanlıkları aile hayatını olumsuz etkilemektedir. Çocuklarımız fiziksel olarak güvende olsalar dahi zihinsel, duygusal ve ahlaki olarak büyük tehlikelerle karşı karşıyadır. Aileyi üyelerini ve aile hayatını etkileyen tüm kavramlar, neoliberal dünyaya uygun olarak yeniden formatlanmaktadır. Ailenin ne anlama geldiği, kimlerden oluştuğu, cinsiyet ve cinsel kimliklerin neler olduğu, kadının, erkeğin ve çocuğun kim olduğu gibi tanımlar yeni bir dünyaya uygun olacak şekilde tanımlanmaktadır. Yaşanılan bu değişim çocukları, gençleri, aile hayatını, politik tutumları, eğitsel süreçleri ve hukuki metinleri doğrudan ve dolaylı olarak etkilemektedir. Aileyi etkileyen kavramsal çerçeveyle ilgili değişiklikler; insan ilişkilerine, karı-koca ilişkilerine, ebeveyn-çocuk ilişkilerine ve nesillerin kendi aralarındaki ilişkilerine etki etmektedir. Örneğin çocuklarda ve gençlerde yaşanılan birçok sorunu değerlendirirken; seküler kültürü, eğitim sistemini, dijital oyunları ve sosyal medyayı göz ardı ederek; aileyi, anneyi ve babayı sorun odağı olarak gören yaklaşımlar aile yapısını tehdit etmektedir. Son yıllarda kadın hakları, çocuk hakları, LGBT hakları ve kişisel haklar ile ilgili söylemler aile, erkek, ahlak ve din karşıtı bir bağlama oturmakta; süreç bireyleri, ailevi ve toplumsal aidiyetlerinden koparmaya doğru gitmektedir. Küresel kurum ve kuruluşlar aracılığıyla yürütülen bu çalışmalar, aile hayatını ve ailevi değerleri dışlayan bir arka plana dayanmaktadır. Yaratılmak istenen yeni tür ve kimlikler, toplumsal değerleri ve aile yapısını zayıflatmaktadır.

Aile hayatı çocuklarda olumlu davranışların gelişmesi açısından eğitici, olumsuz davranışların engellenmesi açısından  önleyici veolumsuz durumların ortaya çıkması durumunda koruyucu boyutları olan önemli bir kurumdur. 

Nesillerimizi haz, eğlence, oyun ve tüketim alışkanlıkları sarmalından kurtaracak çalışmaların yapılması kaçınılmazdır. Çocukların ve gençlerin ebeveynleriyle iletişimlerinin bozulmasına ve daha birçok olumsuzluğa neden olan müstehcenlik, şiddet, argo içerikli ve niteliksiz yayınlara dönük, kumara, şans oyunlarına, marka bağımlılığına dönük farkındalık geliştirici, koruyucu uygulamalar, eğitimler ve projeler yapılmalıdır. Eğitim öğretim müfredatı belirlenirken çocukların ve gençlerin yüksek menfaatleri gözetilmeli, nesillerimizin duygusal, düşünsel, ahlaki ve manevi becerilerini geliştiren içeriklerin oluşturulmasına dikkat edilmelidir. Eğitim sistemi ve toplumsal hayat erdem, adalet, merhamet, sabır, isar, sevgi, fedakârlık gibi yüksek değerleri kazandıracak içerikler ile zenginleştirilmelidir. Hukuk, sanat ve kültür sistemimiz inanç ve medeniyet değerlerimizle uyumlu hale getirilmelidir.

Yeryüzünün daha iyi bir yer haline getirilmesi anlam ve erdem medeniyeti kuracak bir sistemi inşa etmekle mümkündür. Yarınlarımıza sahip çıkmak güçlü aile yapısını korumakla mümkündür.

Son olarak Filistin’de yaşanan gelişmelere dikkat çekmek istiyoruz. 7 Ekim 2023 Aksa Tufanı ile başlayan süreç, yeni bir dünyanın gerekli olduğunun en büyük göstergesidir. 7 Ekim tarihte onurlu insanların günü olarak hatırlanacaktır. İnsan, kadın, çocuk, engelli haklarının ayaklar altına alındığı bu süreçte, yok olmaktan ya da savaşmaktan başka çaresi olmayan Filistin halkı, geçtiğimiz 7 ayda izzet ve şerefin kitabını yazmıştır.

Filistinli ailelerin direnişi, tüm dünyada adaleti ve merhameti önceleyen bir “Filistin Ailesi” oluşmasına öncülük etmiştir. Bu ailenin üyesi olduğumuzu ifade ediyor; Filistin’i, Filistin direnişini, Filistinli çocukları, Filistin’in anne babalarını şükranla ve gururla selamlıyoruz.

AİLE AKADEMİSİ DERNEĞİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir