Nasıl Bir Okul İstiyoruz? Okul Dediğin…

Dünyanın yeniden dizayn edildiği, kartların yeniden karıldığı bir yüzyıla girdik. Son zamanların çok okunan yazarlarından N. Harari teknolojik elitlerin yeni hedefinin beynimiz olduğunu söylüyor. İnsan türü tarihte hiç olmadığı kadar ontolojik, epistemolojik ve aksiyolojik bir tehdit altında. Üç temel sorunumuz var: Birincisi bu dijital diktatörlük çağında nasıl bir insan yetiştireceğiz? İkincisi yetiştireceğimiz bu insan hangi […]

Dijital Diktatörlükten Kurtulmanın İmkanı Üzerine

Yapay zeka çalışmalarının tarihi beden ve zihni iki ayrı kategori olarak tanımlayan Descartes ile başlatılıyor. Descartes günümüzde yapay zekada ulaşılan gelişmeyi görse muhtemelen küçük dilini yutardı. Dijital gelişme, günümüzde artık yaşamın her alanını koordine ve kontrol eden bir noktaya evrildi. Gelecek; toplumların, bireylerin ve ülkelerin nasıl kontrol edilebileceği üzerine kurgulanıyor. Evinin bahçesinde oturan bir kişinin; […]

Transhümanizm: Ütopya mı, Distopya mı?

Transhümanizmi Anlamak İnsanın en önemli ihtiyacı anlamaktır. Yaşadığımız onca sıkıntı anlamadığımız, anlamaya çalışmadığımız sebeplerin sonucu. Zihinsel ve duygusal gettolarımızda kendi gündemlerimiz ile o kadar çok meşgul oluyoruz ki, nereye gittiğimizi ya da nasıl bir dünyaya götürüldüğümüzü fark edemiyoruz. Anlamak zihin teri dökmeyi gerektirir. Farkındalığımızın en üst düzeyde olması gereken tarihsel bir dönemeçte yaşıyoruz. Bilgiyi bilinçle […]

Yasin Kuruçay: Gençlik İntiharlarında Kim Suçlu? Enes Kara’nın İntiharı Üzerine …

Ölümüyle hepimizi yasa boğan Enes Kara isimli tıp fakültesi öğrencisinin intiharı birçok konuda ders çıkarmak için iyi bir örnektir. İçişleri Bakanlığı’na göre 2015-2020 yılları arasında, 1155’i 18 yaş altı olmak üzere toplam 14. 530 kişi intihar etmiştir. Dünya ve ülkemiz, gençliği de içine alan büyük ve önemli bir sorun ile karşı karşıyadır. Ancak her olayı […]

Yasin Kuruçay: Çocuklarımız Kızılcık Şerbeti İzlerken Bizler Kan Tükürüyoruz …

Kâr ve haz medeniyetinin medyası hiçbir kutsal tanımıyor ve her türlü kutsalı kendine hizmet eden bir araca dönüştürüyor. Ekranların uyuşturduğu bir topluma da sömürülmekten ve tüketilmekten başka bir ihtimali kalmıyor. Sevgiyi şehvete, erdemi de ahlaksızlığa mahkûm eden neoliberal kültürün son örneklerinden biri de Kızılcık Şerbeti dizisi. Argo, içki, gerdek gecesi ve erotizm sahnelerinin süslediği bu […]

Yasin Kuruçay Yazdı : 8 Mart Ne Değildir?

8 Mart; Feminist azınlığın günü değildir. Sapkın azgınların günü değildir. Sapkın lobilerin günü değildir. Dini-İslami bir gün değildir. Kandil, bayram, değildir. Farz, vacip, sünnet, müstehab değildir. Ayet, hadis paylaşılacak bir gün değildir. Kadın hakları bahanesiyle değerlerimize hakaret edenlerin günü de değildir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü; Küresel kapitalist şirketlerin günü değildir. Bankaların, AVM’lerin, alışveriş sitelerinin […]

İstanbul Sözleşmesini Savunan “Boşanmış” Dindarlar

İstanbul Sözleşmesi ile ilgili artan tartışmalar sağlıklı bir sonuca ulaşmak için verimli bir atmosfer oluşturuyor. İnşallah öyle olur. Daha önce sözleşmenin temel ideolojisi olan Toplumsal Cinsiyet ideolojisinin bir toplum mühendisliği[i] projesi olduğunu, sözleşmenin yanlış ve sapkın anlayışlar için kullanıldığını[ii] ve sözleşmeyi eleştirenlere yönelik eleştirilerin analizini[iii] yazmıştım. Bu yazıda sözleşmeyi savunan muhafazakâr-dindar kesimlerin, savunma gerekçelerini psikolojik olarak analiz etmeye çalışacağım. Sözleşmeyi savunan […]

İstanbul Sözleşmesi’ni Eleştirenleri Eleştirenler

İstanbul sözleşmesi üzerine hararetli tartışmalar yaşanıyor. Konunun makul düzeyde tartışılması şüphesiz olumlu bir durum. Ancak son zamanlarda sözleşmeyi eleştirenler arttıkça “sözleşmeyi eleştirenleri eleştirenler” de artmaya başladı. Bu kesimler canhıraş eleştirilere karşı paratoner olmaya çalışıyor. İstanbul Sözleşmesi’ni Eleştirenleri Eleştirenler (İSEE) Kime Nişan Alıyor Sözleşme ile ilgili eleştirilerde en temel problem nişan alma problemi. Kur’an “yeryüzünde iktidarı […]

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bir Toplum Mühendisliği Projesidir

Toplum olarak zor ve çetrefili bir dönemden geçiyoruz. Maruz kaldığımız derin bozulmayı analiz edecek kavramsal çerçevelere çok ciddi ihtiyaç duyuyoruz. Batı dünyası kavramları tahrif ederek zihinleri tahrip etmektedir. Örneğin psikoloji bilimi kelime anlamı “ruh-bilimi” anlamına gelmesine karşın, materyalist ideoloji tarafından “gözlenebilir ve ölçülebilir davranışların bilimi” olarak tanımlandı.  Çünkü Batı toplumu gözleyemediği ve ölçemediği hiçbir şeyi […]

Seçim Beyannamelerinin Kavramsal Analizi ve Metinlerin Kadın ve Aile Politikaları Açısından Genel Değerlendirilmesi

Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden birinin arifesindeyiz. Seçim sonuçlarının tüm taraflar açısından net olarak öngörülemediği bu süreçte kimin ve hangi partinin kazanacağına fazla odaklanılması, parti programlarının ve seçim beyannamelerinin sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesini engelliyor. Oysa partiler seçimden sonraki çalışmalarını seçim beyannamelerini ve seçim bildirgelerini referans alarak planlamakta ve uygulamaktadırlar. Dolayısıyla seçim beyannamelerinin sağlıklı bir şekilde […]