Kürtaj Tartışmaları Hakkında Basın Açıklaması

SADECE KÜRTAJ DEĞİL KÜRTAJA GÖTÜREN YOLLAR DA GÜNDEME ALINMALIDIR

Ülkemizde son zamanlarda kürtajile ilgili tartışmalar endişe verici bir şekilde izlenmektedir. Siyasi polemiklerin konusu haline getirilen bu sorun üzerinden yapılan usulsüz tartışmalar, zaman geçtikçe, yıpranan aile hayatına da ciddi zararlar vermektedir.

İnsan hayatı dinin, bilimin, ahlâkın, hukukun ve vicdanın kesiştiği ender konulardan biridir. Bütün siyasi, dini ve ahlaki sistemler canlı haline gelmiş bireylerin yaşam hakkının olduğunu söylemektedirler. Hayat hakkı bireysel tercihler nedeniyle vazgeçilebilecek, devredilebilecek ve kast edilebilecek bir hak değildir.

Konuya tecavüz, ekonomik zorluklar, özürlü çocuğun durumu ya da annenin sağlığı gibi tek yönlü ve istisnai durumlar açısından bakarak soruna dair genel bir çerçeve çizme eğilimi ise kamuoyunda sık görülen yanlış bakış açıları olarak göze çarpmaktadır. Özel durumlara ait özel hükümler tabii ki konunun uzmanları tarafından konuşulmalı ve tartışılmalıdır. Ancak dikkat edilmesi gereken temel sorun aile yapısının gittikçe yok olmaya yüz tutması ve bu durumun toplumdaki bir çok davranış bozukluklarının, psikolojik sorunların ve sosyal çözümsüzlüklerin nedeni olmasıdır.

Anne karnındaki bebeğin anneden ayrı bir kalbi, DNA’sı, genetik sistemi vs. vardır. Unutulmamalıdır ki canı veren de alan da Allah’tır. Bebeğin ne annesinin ne de babasının onun üzerinde mülkiyet hakkı ve yetkisi yoktur. İslam inancında bu nedenle intihar da haramdır. Bugün “beden benim istediğimi yaparım” denilirse, yarın “beden benim o halde uyuşturucu da alırım, bedenimi fuhuş için de kullanabilirim” denildiğinde savunabileceğimiz bir referans noktası kalmamaktadır. Bu durumun ise toplumu uçuruma götüreceği açıktır.

Kürtaj kızları diri diri toprağa gömmenin diğer adıdır

Konuya insan hak ve özgürlükleri açısından bakıldığında dahi aslında kürtajın, anne karnındaki artık canlı haline gelmiş ceninin (bebeğin) hayat hakkına müdahale olduğu unutulmamalıdır. Hz. Muhammed?in döneminde suçsuz çocukların sırf kız oldukları gerekçesiyle diri diri toprağa gömülmesiyle; annenin özgürlüğünü bahane etmesi ve yanlış davranışlarının bedelini çocuğunun canına kıyarak telafi etmeye çalışması benzer mantığın ürünüdür.

Kürtaja Karşı Çıkmak Kürtaja Götüren Sebeplere de Karşı Olmayı Gerektirir

Kürtajın, tek sebep olmasa da, zinayla yakından ilişkili olduğunu söylemek mümkündür. Kürtaj büyük oranda gayr-i meşru sebeplerin gayr-i meşru sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. İstatistikler, Batılı toplumlarda 20 yaş altı gençlerde kürtajın ürkütücü düzeylerde olduğunu göstermektedir. Bu veriler zina-kürtaj ilişkisini ortaya koyması açısından önemlidir. Zinayı yasal sayan bir mercinin kürtajı sorgulamaya açması en azından bir çelişki olarak görünmektedir. Sebepleri ortadan kaldırmadan sonuçlar üzerinden tartışmak sorunun ciddiyetle ele alınmasını gölgelemektedir. Sadece kürtaj değil, kürtaja götüren yollar da bilimsel bir ciddiyetle ele alınmalı ve önleyici çalışmalar yapılmalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Aile Akademisi Derneği

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir